Ders kitapları, öğrenim çıktılarının etkinliklerle somutlaştırıldığı, öğrenme yaşantılarını içeren ders malzemeleridir. Yeni programda “öğrenme çıktıları” arasında yer verilmeyen dil bilgisi konularının ders kitaplarında ne kadarıyla yer alacağı, bu konuların öğretmen ve öğrenci tarafından ne kadar dikkate alınacağı büyük bir belirsizlik taşımaktadır. Öğrenme çıktılarının ölçülmesi ise öğretimin başarıya ulaşıp ulaşmadığı noktasında büyük önem taşımaktadır. Dil bilgisi konularının ölçülmeyeceğinin programda açıkça belirtilmesi, dil bilgisi konularını amaç olarak görme eğilimini yok etmek gibi bir maksatla ortaya konmuş olsa da bu durum Türk dili için önemli kural ve konuların bir zaman sonra görmezden gelinmesi gibi büyük bir soruna ilk adımı oluşturmaktadır. Ölçülmeyecek bir konunun öğretiminde öğretmenin nasıl başarılı olacağı, öğrencinin ne kadar güdüleneceği muammadır. Öğretim programına dâhil edilmeyen konuların ise dil kullanımında ilerleyen zamanlarda çok büyük sorunlar doğuracağı açıktır. Nitekim sonraki öğrenme dönemlerine ait öğretim programlarında yer alan bazı “temel kabuller” ortaokul döneminde desteklenmemektedir.
2024 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer verilmeyen bazı dil bilgisi konularının öğrencilerin bir sonraki öğretim döneminde yer alması, bu konuların lise programlarında bilindiğinin varsayılması temelsiz bir öğretim süreci oluşturmaktadır. Farklı öğretim dönemlerine ait programlar birbirini tam anlamıyla destekler nitelikte olmadığı müddetçe öğrenme yaşantıları yeterli düzeye ulaşamayacaktır. Bu tür eksiklikler, kendi dilinin en temel kurallarına ilgisiz öğretmen ve öğrencilerin yetişmesine, Türkçe konuşanların ölçünlü dilden uzaklaşmasına, dolayısıyla Türkçeyi Anadolu coğrafyasında farklı konuşan bireylerin standart dilden uzaklaşarak dilsel aykırılıkarı bir zaman sonra fark edememesine neden olacaktır. Toplumdilbilimsel açıdan ise eğitim politikalarının dilin topolojik özelliklerine ve toplumsal gerçeklere uyması beklenmektedir. Son programda Türkçe dil bilgisi konularının göz ardı edilmesi toplumdilbilimsel temelde eğitim politikasını zayıflatmaktadır. Çünkü toplumsal olarak değişik katmanlara sahip olan Anadolu'da konuşulan Türkçe işlevsel olarak birçok sosyolekt barındırmaktadır. Standart bir şekilde bireylere öğretilen Türkçenin ölçünlü bir dil olarak kodlaştırılmasında ve işlevinin genişletilmesinde dil bilgisi kurallarının önemi yadsınamaz. Bu kuralların bir kısmının program dışı kabul edilmesi veya işlevsiz hâle getirilmesi toplumdilbilimsel olarak programdaki en büyük eksiktir.
Bu çalışma, 2024 Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programındaki dil yapılarını temele alarak önceki programlarla kıyaslamalar yapmayı; dil bilgisinin, programdaki yeni adıyla dil yapılarının, anlama ve anlatımdaki rolünün zamanla göz ardı edileceği bir anlayışı önceden tespit etmeyi, programdaki mevcut durumun sonraki öğrenme süreçlerine olan etkisini ve dil standartlaştırmasından uzaklaştırıcı yaklaşımın bazı toplumsal etkilerini değerlendirilmeyi hedeflemektedir.
Discussion(0)
No comments yet. Be the first to comment.